GÖZLÜK NEREDE?

YAZAN : Mark İlnarut

Radyoya uygulayan: Mustafa Taşçı

Tony Barton : Sezai Alptekin

Miss smitt: Aliye uzunatağan

Komiser Richard dufy : Can gürzap

Çavuş Mendoza :İbrahim Yağcı

Sekreter lusi : Ayşe Doğan

Efekt : Korkmaz çakar.

5 . BÖLÜM.

Avrupa’nın değişik şehirlerinde gözlük pazarlamacılığı yapan Tony Barton, yine bir iş gezisinden eve döndüğünde karısıyla arasında geçen tartışmadan sonra otele gider. O gece kimliği belirsiz kişilerce öldürülen bayan Barton’un sanığı olarak gözler Tony Barton üzerinde yoğunlaşmaktadır.

–Günaydın lusi, arayan var mı?

–Günaydın komser. Belediye başkanı dün akşamki cinayetle ilgili aradı. Tüm gelişmelerden haberdar edilmek istiyor. Bu arada bayan smitt geldi. Odanızda sizi bekliyor.

–Bayan Smitt?

–Barton’ların üst kat komşusu. Sorguya girmeden görüşmek istemiştiniz.

–Ah ! Evet ! Evet ! Mister Barton sorguda mı ?

–Çavuş Mendoza onunla ilgileniyor. Adam dut gibi sarhoşmuş, yeni yeni kendine geliyor.

–İyi, iş bitince bir de ben konuşayım. Haa ! Lusi, bu sabah kahveme biraz rom koyarmısın? Bayan Smitt!

–Komser???

–Komser Dafy! Rıçhırd Dafi. Bayan Smitt, özür dilerim fazla vaktim yok. Şimdi rica etsem ,dün gece gördüklerinizi en ince ayrıntısına kadar lütfedermisiniz ?

–Elbette komser. Zaten çavuş Mendoza’ya da anlattım. Çok fazla bir şey de görmüş değilim. Gece bir ara Petrik in sesini duyar gibi oldum.

–Petrik ?

–Kedim. Dün öğleden beri kayıptı. Penceresini de açık bırakmıştım, ama bütün gece gelmedi. Bir ara onun geldiğini zannettim. Dışarı baktığımda bayan Barton’ nun dışarı çöp bıraktığını gördüm. Tam o sırada, bay Barton da arabayı garaja yerleştiriyordu.

–Bayan Smitt, saati hatırlayabilecek misiniz?

–Elbette komser , tam 02. 30 du .

–Lütfen devam edin.

–Bilirsiniz kediler evcimen hayvanlardır. Patrik in bunca zaman dışarıda kalması sinirlerimi bozmuştu. Fabrikanın gece vardiyasının mola sireninin sesini duydum. Biliyorsunuz , saat 2′ yi 20 geçe çalınıyor o sirenler. Tahminen bir 10 dakika sonra bay ve bayan Bartonları gördüm. Hemen sonrasında da uyumak mümkün olmadı. Çünkü her zaman ki gibi kavga etmeye başladılar. Sonra bay Barton, arabasına binip uzaklaştı.

–Bayan Barton’u o esna da gördünüz mü ?

—Ah, hayır bay Dafi. Zavallı bayan Barton’u bir daha görmedim. Ama kocasının arkasından bağrışmalarını duyabiliyordum.Yanılmıyorsam arkasından da tabak atmış olmalıydı.

–Bayan Smitt, yanılmıyorsam bay Barton’un evden ayrıldığında görmeseniz bile bayan Barton’un yaşadığını doğruluyorsunuz, değil mi ?

—-Oh evet bay Dafi. Görmedim ama, sesi kulaklarımdaydı.

—Teşekkür ederim bayan smitt. Yeni bir şey fark ederseniz, bu telefondan bana ulaşabilirsiniz. Şimdi söyleyeceğiniz başkaca bir şey yoksa izninizi istiyorum..

–Bay Barton, ben komser Richırd Dafi. Bu soruşturmayı ben yönetiyorum. İfadenizi okudum. Avukat isteme hakkınız var. Sizi uyarmışlardır. Söyleyeceğiniz her şey hakkınızda ileride delil olarak kullanılabilecektir. Şimdi izin verirseniz birkaç soru da ben sormak istiyorum. Memur bey de tüm söyleyeceklerinizi not etmekle yetkili. Bir kahve alır mısınız ? Pek iyi görünmüyorsunuz.

–Evet, Bir kahve alsam iyi olacak sanırım…Teşekkür ederim.

–Bay Barton, izin verirseniz dün geceye gidelim. Dün gece saat 2. 30 gibi eve geldiğinizi ve eşinizle kavga ettiğinizi, sonrasında evden ayrıldığınızı biliyoruz. Şimdi, lütfen… Dün gece, yani 28 mart 1952 gecesi saat 2,30 dan sonra nerede olduğunuzu bize söyleyebilir misiniz ?

–Offf, bilmiyorum! Sesilya ile kavga edince evden ayrıldım. Bir süre araba kullandım. Sonra bir bara gittim. Eee, kuzey yolunda yeni açılan bir bardı. Sanırım biraz fazla içtim.

–Sizi görenler vardır herhalde. sonra ne yaptınız bay Barton.

—Bilmiyorum. İnanın bilmiyorum. Ama bakın Sesilyayı ben öldürmedim. Yani evet kavga ettik. Çok daha ciddi kavgalarımız da oldu, ama onu öldürmek ! asla ! asla düşünmedim komser.

–Pekela bay Barton. Biraz da işinizden sözedelim. Ne iş yapıyorsunuz?

—Eee, şey gözlük pazarlamacısıyım.

—Dükkanınız mı var ?

—Hayır bayım. Yani evet Amsterdam da bir dükkanım var. Merkezi İngiltere de olan bir optik firmasının da distrübütörlüğünü yapıyorum. Oslo, Ştokholm ve Göteburgu da içine alan tüm kuzey bölgelerine de yeni bakmaya başladım. Kendi ürettiğimiz gözlükler de var.

—Devam edin lütfen.

—Ne öğrenmek istiyorsunuz, bilmiyorum. İyi bir işim, evim, şehir dışına seyahetlerim ve yakın zamana dek problemli de olsa bir ailem vardı. Oh Tanrım! Nedir bu başımıza gelenler?

–Bir sevgiliniz var mı bay Barton? Hani sık sık şehir dışına çıkıyorsunuz ya!

–Hayır! Hayır! Evet, yani bir-iki kaçamaklarım falan olmuştur ama, öyle anladığınız anlamda sevgilim falan hiç olmadı. Her erkeğin yaşadığı türden…

–Pekala! Son olarak herhangi bir düşmanınız var mı bay Barton? Komşularınızdan, rakiplerinizden ya da sizden memnun kalmayan müşterilerinizden bir düşman edinmiş olabilir misiniz?

–Hayır ! Kesinlikle hayır ! Bakın komser, ben vergisini düzenli ödeyen, namuslu bir vatandaşım.

–Evet Bay Barton. Şimdilik soracaklarım bu kadar. Haaa. Bu arada gözlük yaptığınız kimselerin kaydını tutuyor musunuz Bay Barton?
–Evet Komser. Dükkan da kayıt defterimiz vardı.

–İyi. Çavuş Mendoza kayıt defterine bir göz atar mısın? Son bir ay içinde gözlük yaptığınız kimselerin isimlerini bir incele bakalım. Kuşkulu bir şey görürsen bir yıl kadar geriye gidebilirsin. Ekleyeceğiniz bir şey var mı Bay Burton? Eğer yoksa,dosyanızı savcılığa göndereceğim.

—Eee.. Şey?

–Sizi dinliyorum..

–Yani emin değilim ama.. Sesilya nın..

–Evet!

–Yo hayır.. Olamaz..

–Lütfen Bay Burton. Anlatın.. bilmek istiyorum.

–Sesilya… Bir süre önce bizim komşulardan miss Bronvil ile kavgası olmuştu. Pek önemli bir şey değildi. Bakın! Sesilya ya geçen doğum gününde bir gözlük hediye etmiştim. Bir süre sonra gözlük kayboldu ve Sesilya da bunu miss Bronvil’in çaldığını söylemişti. Bu yüzden bir ağız dalaşı olmuştu. Sizin için önemli mi bilemem..

–Teşekkür ederim bay Burton.

Gözlük nerede adlı oyunumuzun 5. bölümünü dinlediniz. Yarın aynı saatte 6. bölümde buluşmak üzere hoşçakalın.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !