Mütareke Orospusu


Unutamadıklarım arasındadır.
Moryaka'nın düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde tüm kasaba tören alanında kendilerine ayrılmış bölümlerde yerlerini alırken,özellikle Asiye teyze, Vildan teyze ,üzerinde madalyaları ile Mevlüt Çavuş, Hüseyin Amca gibi yürümekte güclük çeken bir kaç yaşlı gazı olduğu halde ;babalarından miras kalan madalyaları gururla göğsüne takarak gelen orta yaşlılarda vardı. 
Dini ve milli bayramlar dışında kasabalıların asıl coşkusu düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde yaşanırdı. Kasabalilar,en çok askerlerden önce yürüyen gazilere tezahürat eder, kortejde kendilerinden birilerini gormenin coşkusuyla alkışlamaktan elleri şişerdi. O süre boyunca yalniz kaldiklarinda yuzlerine soyleyemeyecekleri bir çok seyi bol kahkaha ile kalabalıkla paylaşırlardı. 
-ķız,İsmail ağa eline silah almış mıdır acep?
-Osman emmi'ye bakın hele! Babasının madalyasını takmış. Abisi, Mehmet emmi duruken,onun neyine?
-Zeynel emmi,komutanın emir eriydim der,ama daha selam vermeyi beceremiyor. İmanıma askere gitmemiştir o.
Kurtuluş günü Cumhuriyet meydanında tüm coşkusu ile kutlanırken,bu cöskuya eşlik etmeyen bir Hediye Teyze olurdu.Yalnız o gün (6 kasım) değil, 1 hafta öncesinden,1 hafta sonrasına dek evinden çıkmaz, her zaman görmeye alışık olduğumuz penceresinde dahi görulmezdi. .Kutlama sevinci iyice unutulup,gündelik hayatın sıradanlığı başladığında ara ara pencerede görülmeye başlar,sonrasında da 2 katlı eski ahşap evinin kapı eşiğinde yerini alır,komşularla sohbete kaldığı yerden devam ederdi.
Benim çocuk aklımla Hediye Teyze'nin kutlama korkusunu fark etmem elbette mümkün değildi. Mutfakta annemle hamur açmakta olan Sabiha abla'nın sözleri ile,bu bayram tören yerinde özellikle Hediye teyzeyi aramıştı gözlerim.
Sabiha ablanın,Rumeli göçmeni bir ailenin tek kızı olan Hediye Teyze'nin savaş sırasında bir İngiliz subayına aşık olması ile ilgili olarak ağzından dökülen MÜTAREKE OROSPUSU lafı beni büyüledi. 70'ni aşmış Pamuk Teyze lakabını yakıstıracağimız bu yalnız kadının (çok az görebildığim) her hareketi ve hakkindaki her söýlenti ile fazlaca ilgilenir olmuştum ki,sorularımdan bıkan annem
-sen karışma bakıyım her şeye. Herkes için söylenecek bir şeyler vardır bu dünyada. Dersini çalış bakıyım
diyerek azarlamıştı.
Babamın bir akşam yemeğinde ekmekten koca bir parça koparıp
-Hediye abla,yine evine mi kapandı?
diye sorması ile ilgilendiğim konu yine açılmıştı.Babamın, annemle bozuk olan arasını düzeltmek için her zamanki gibi konu aradığını tahmin edebiliyordum. 
-Pencerede de görünmüyor.Bu dolmalardan biraz götürseydin?
Babama kalsa konuşmayı daha da uzatacaktı ya,onu engelleyen annem oldu.
- Bırak boş boş konuşmayı da,kadının radyosunu tamir ettin mi onu söyle. El alemin işini yaparsın da,2 dakikalık işi uzatır da uzatırsın. 
O öğretim yılında vilayette başladığım yatılı okuldan yarı yıl tatiline geldiğim ilk sabah,Hediye teyzenin ölüm haberi ile güne başladık. Okulda filizlenmeye başlayan milliyetçilik ve vatanseverlik duygularımla tezat oluşturacak bu ölüme ailemin ve az sayıdaki komşuların üzüntüsüne bir anlam veremiyordum. 
Bir düşmana aşık olmak ! Bu ülkenin varlığına kast etmiş bir yabancı gücün askerine aşık olmak! Bir türlü anlayamıyorum. Hediye Teyze, bir düşmana mı aşıktı, bir insana mı? Bize,komşulara,özellikle anneme bu kadar iyi olması karekterinden miydi,çaresizliginden mi? Kaderin tuzağına düşmüş talihsiz bir kadın mıydı? Yoksa, eline fırsat geçmemiş bir vatan haini mi? Hediye teyze'nin İngilizcesi mi vardı,adam mı Türkçe biliyordu? Nasıl bir aşk tı bu? Melankolik mi, cinsel mi?
Mevlütü bizim evde yapıldı. Fırıncı Ömer abinin kayınvaldesi Fehime teyze, evden ayrılan son kişiydi.kapı araliginda ayakkabılarıni giyerken anneme söylediklerini duydum
-Savaş zamanı düşmana yol gösteren de oldu,kadın pazarlayan da.Bir çoğu mütareke sonrası el koydukları mulklerle zenginde oldular,vatansever de.İclerinde madalya alanlar bile oldu. Mütareke
Orospusu olmakta Hediye kadına kaldı.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !