Rahmetli nasıl öldü?

 

Cevriye hanım—Ahh! Ahh! Saat on oldu.Şimdi kahvesini alıp,şurada pencerenin önünde gastesini okurdu.

Manolya—Evet ya! Biliyor musun anne? Şimdiden özledim babamı.

Cevriye H.—Daha çok özleyeceğiz yavrum.Bak bugün 18 gün oldu.Etrafımızda kimseler kalmadı.Herkes kendi hayatına döndü.

Manolya—Elbette anne! N’olacaktı ki? Hayat devam ediyor.

Cevriye H—Demin babanın gömleklerini ayırırken aklıma geldi.Şehriyer’ın kızı gelmiş miydi cenazeye?

Manolya—Sultan abla mı? Hayır,hiç görmedim.

Cevriye H.—Ne hayırsız kız çıktı o.Halbuki onu bankaya sokup iş güç sahibi olmasına sebep babandı.Bugün bir şeylerin sahibi olduysa hep rahmetlinin sayesindendir.

Manolya—Belki haberi yoktur.Ya da gelemedi kimbilir.Gerçi duymayan kalmadı ama….Bak Gülfem ablamın 2 çocuğu da geldi.

Cevriye H.—Gelenden de gelmeyenden de Allah razı olsun.Ama insan böyle günlerde fark ediyor  dostunu,akrabasını.Yoksa gelmiş gelmemiş bana ne faydası var?

Manolya--Kız anne! Sacit abi’nin oğlunu  gördün mü?Ne büyümüş,ne yakışıklı olmuş di mi?

Cevriye h.—Sacit?

Manolya –Eski mahalleden..Rahmetli Melahat ablanın kocası..

Cevriye h.—Hı  hı..Şimdi hatırladım.Onlar nereden duydularsa?

Manolya—Ay duymayan mı kaldı anne? Yıllardır görmediğimiz Bankacı Saffet amcalara şaşırdım asıl.O yaşlı haliyle nasıl da geldi bunca yolu?Nasıl da salya – sümük ağlıyordu? Şaşırdım valla..

Cevriye H—O kendi akıbetine ağlıyordur.Aslında rahmetli ile pek geçinemezlerdi.Bir araya geldi mi hemen kavga ederlerdi.
Manolya—Ha ha ha! Haklısın! Bir keresinde Turgut özaL yüzünden mi neydi? Köprü davasına münakaşa etmişlerdi de babam ‘’ Kimin malını kime satıyorsunuz efendi? Köprü babanızın malımı ? ‘’ demişti de  Saffet amca sinirlenip gitmişti.

Cevriye H—Eee bizim rahmetli de az değildi hani?Bir şeyi tutturdu mu tuttururdu.’’Bırak derdim ayol! Satarsa satsınlar.Köprüden geçişte sen mi para alıyorsun? ‘’ Olmaz  derdi.Hayır,sanki benim bilmediğim bir gücü vardı da benim haberim yoktu.İlahi Kemal bey!

Bilgisayarda…

Manolya—Anne bak! Feys’te en çok beğeniyi Gülşen abla’nın çocukları yapmış.Melahat abla’nın küçük kızı var ya,Rengin.Oda babasıyla babamın ortak resimlerini paylaşmış.Nerden bulduysa? Yazısı da çok güzel.Dinle bak,ne yazmış?

  ‘’Değerli Bir büyüğümüzü kaybettik.Acımız sonsuz.’’

Canım benim ya!Ne güzel çocuk di mi anne? 93 beğeni,28 yorum yazmışlar.

Cevriye h—Yufka var mıydı evde? Börek mi yapsak diyorum.

Manolya(başını bilgisayardan ayırmadan)—Yufka mı? Yok.Birazdan alır gelirim..Bak bak! Zuhal teyze de hem Feys’te ,hem de bloğunda paylaşmış babamla ilgili anılarını.Altına da seninle ilgili not koymuş.

CevriyeH—Benimle mi?

Manolya—Evet.Cevriye yenge ,gelemediğim için üzgünüm.Ceremi mehmet’in dişi çıktı.Annesi ile babası işe gittiğinden ben ilgileniyorum torunla.Gelemedim ama,dualarım sizlerle..Amcamı ışıklar diyarına uğurlarken,yanınızda olamadığım için üzgünüm.Demiş.

Cevriye h—Zuhal! Zuhal!  Pek bir sevişiriz onunla..Babanı da çok sever yavrum.

Manolya—Erdal amca da tivitırdan enerjilerini gönderiyor bize.Pozitif duruşunuzu bozmayı diyor.

Cevriye H—Sağolsun  Erdal amcan da  duyarlı bir çocuktur..Dün yaptığım muhallebiden kaldı mı hiç? Bozulmadan bitirseydik diyorum.,

Kapı çalar..

Manolya—Hayırdır?

Cevriyeh—Naciye olacak..Sabah kahve içmeye uğrarım demişti.

Kapı açılır.Uzun sakallı,eli tespihli,bol pantolonlu,başı takkeli Çelik içeri girer.,

Manolya—Aaa çelik abi! Anne bak kim geldi? Hoş geldin çelik abi.

Çelik—Hoş bulduk Manolya.( Öpüşürler) .Cevriye abla evde mi?

Cevriye H—Gel Çelik,gel!Gel yavrum gel! Kemal amca’nın bir tanesi gel.

Öpüşür,sarılırlar.Tekrar kapı çalınır.

Çelik—Hay Allah! Demir’i dışarıda unuttuk.Arabayı park ediyordu.

Demir,(havai gömlekli,fotr şapkalı,şortlu,saçı kuyruklu,rayban gözlüklü bir tatilci gibidir.İçeri girer girmez,2 elini yarıya kadar kaldırarak konuşur ) Esselamu Aleyküm ve rahmetullah.Essalamu aleyküm ve rahmetullah.Merhum Kemal amca’nın ruhu için El-Fatiha.

Bu esnada Cevriye hanım hemen başını örtecek bir örtü arar ve bulur.Herkes eşlik ettiği duayı bitirip ellerini yüzlerine sürer.

Çelik—Allah rahmet eylesin Kemal amcam’a.Işıklar içinde uyusun.

Demir,(cevriye hanımın elini öper,Manolya ile resmi biçimde tokalaşır.) Başınız sağolsun.Başımız sağolsun.

Cevriyeh—Siz sağ olun çocuklar.Allah ,sizlere ömür versin.

Çelik—Kader işte..Hepimizin gideceği yer sonuçta.

Manolya—Öyle! Öyle!

Demir—Allah gani gani rahmet eylesin .Mekanını cennt-ül ala eylesin.

Cevriyeh—Amin..Allah razı olsun.

Manolya—Yorgunsunuzdur.Ne içersiniz?

Çelik—Bol soğuk su ver Manolya.Hav da ne sıcak?

Cevriye h--Sıcak ya. Nasılsınız çocuklar ?Sizinkiler nasıllar?

Çelik—İyiler teyzem.Sizlere de çok çok selamları var.Gelemedikleri için çok üzgünler.

Demir’in telefonu çalar.Demir ,iyice bir ceplerini aradıktan sonra telefonu açar. ‘’Aleyküm selam.Geldik ,geldik yavrum.Cevriye teyzelerdeyiz.Nasıl ya? Ya sen ne biçim kadınsın ya? Allah ıslah etsin seni.Niye dikkat etmiyorsun kendine?Geleyim mi?   Andreas  nerde?Niye sahip çıkmıyor sana? Dünya kadar para almasını biliyor ama.Tamam..Tamam..Dikkat et kendine.Bak  çocuğuma bir şey olursa külahları değişiriz ona göre..Ne? Paramı lazım? İyi tamam..tamam gönderiririm.Akşam arayacağım ona göre.

Cevriyeh—Nolmuş,düşmüş mü? Bir su ver kızım.

Manolya—Nasıl durumu yengenin?

Çelik--Kötü bir şey yok ya?

Demir (Bismillah diyerek suyu içer) Elhamdulillah.Ohh çok şükür.Yok cevriye teyze yok.Otelde düşmüş bacağını burkmuş.Hay Allah! Ya teyze var ya,kimsenin kimseye faydası yok İNAN OLSUN.Tırnağın varsa,başını kaşıyacan.

Cevriye h—N’oldu yavrum bir anlatsana.

Demir—Ya yenge.Biz çocuk yapmaya karar verdik.

Manolya—Ay çok sevindim.Tebrikler Demir abi..

Cevriyeh—İyi ya yavrum.Zamanı da gelmişti zaten.

Demir—Zamanı geldi de..Benim spermler tutmuyor yumurtaları.Bir ara önce çocuk alalım dedik.Sonra tanıdıklar önerdiler.Sperm veren adresler varmış.Onlardan birinden akıllı ve hastalık sahibi olmayan bir dönor bulduk Allahın izniyle.Onunla uğraşıyoruz.

Cevriye h—İyi yaptınız yavrum.Çocuk evin neşesidir.

Demir—Ya işte yaşımızda geçiyor.Daha fazla geç kalmayalım dedik…Te bu işler de bayağı zormuş be Cevriye teyze.Allah’tan adam uysal biri de sorun çıkartmıyor.

Manolya—Ne sorun çıkartacak ki?

Çelik—Öyle deme Manolya.Sonrasında çocuk benim diyen mi istersin,çocuğu kaçırmaya kalkanlar mı dersin? Bin türlü sorun var.

Demir—Ama biz kontratımızı baştan yaptık.Esra da adamı göz hapsinde tutuyor.Hamileliğin olumlu gelişimi için adama ihtiyacımız var.Benim işten güçten vakit ayırma şansım yok.Doktorlar da ‘’Bari cici babası yanında olsun’’ dediler.Katlanacağız artık.Daha yeni ikisini tatile gönderdim.

Manolya—Tatile?

Çelik—Psikolojileri düzelsin diye.

Demir—Ama yalnız bıraktığımı zannetmeyin.Gözlerim üzerinde.Daha geçen hafta ani bir baskın yaptım.Bir şaşırdılar sormayın.Baktım bir sorun yok,bir beş bin lira da para bıraktım da geldim.

Cevriyeh (Manolya ya bakarak) Aferin oğlum,aferin.Sen küçükken de zaten böyle bir şeydin..

Demir—Şeydin?

Cevriyeh—Yani duyarlıydın.Enişten de hep bahsederdi,Demir,ne kadar duyarlı diye..

Demir—Ya! Ya!..Allah razı olsun.Ben de pek severdim eniştemi.Allah rahmet  eylesin.Sahii nasıl öldü eniştem?

Cevriye h—İşte bir sabah kalktım…Aaa Naciye geldi galiba..Kızım kapıya bir baksana.

Manolya( Kapıdan seslenir)—Naciye abla anne..Geç Naciye abla geç.Ben de kahve yapıyordum.Nasıl içersin?

Yaşını göstermeyen kadınlardan ,şen –şakrak bir kadın içeri girer.

Naciye—Orta olsun şekerim.Aaay rahatsız etmiyorum ya?

Cevriyeh-Ay rahatsızlığı mı olur canım? Bunlar benim çocuklarım.Rahmetli Halamın çocukları.Bak bu Demir,diğeri Çelik.

Naciye—Ha ha ha bu ne ayol.Karabük işletmeleri gibi..Ay çok özür dilerim.

Cevriyeh-Hakkaten de öyle.Halamın kocası Refai bey,Karabük demir-çelik te mühendisti.İşini öylesine severdi ki; çocuklara da bu isimleri koydu.Biz de aile içinde hep takılırdık ya,sonradan alıştık.

Naciye-Ay  kusura bakmayın efendim.Haaa  başınızda sağolsun bu arada.

Çelik—Siz de sağolun.

Demir—Cümlemizin başı sağolsun.

Cevriyeh—Naciye hanım,bizim üst kat komşumuz.Sağolsun çok iyi bir dosttur kendileri.Rahmetlinin sağlığında da ,vefatında da çok yardımı oldu bize.

Naciye—Ay  Cevriye abla,ne yaptık ki? Yardımın lafı mı olur?

Manolya—Yok yok! Saolsun Naciye abla,babamın 2.ci kızı gibiydi.Onsuz  yemeğe oturmazdı yani..O derece..

Cevriyeh—Senin dostluğunun karşılığı ödenmez Naciye,hiç mütevazi olma.

Naciye ,mahçup tavırla—Ayy utandırmayın insanı.Kalkarım bakın.

Kahveler bitince

Cevriye h—Eee Çelik yavrum.Sen nasılsın? Eşin,çocuklar?

Çelik-İyiler valla Cevriye teyze.Çocuklar okuyor.Kız üniversiteye hazırlanıyor.Oğlan da  9.sınıfta.Serpil de onların başında.

Cevriye h—Annen le ara ara görüşürdük ya.Son zamanlarda burada cep telefonları çekmemeye başladı.

Manolya-Baz istasyonu falan kuracaklardı.Çevreciler mi ne ayaklanıvermişler.Ay anam,bazı insanlarda çarşı misali her şeye karşılar.Bu telefon denen meret olmasa bu dağ başında kalabilir miyiz hiç,düşünen yok.

Çelik—Eniştemin öldüğü zaman  Annemleri de  kıbrıs’ a tatile götürmüştüm..

Cevriyeh-Ohh,iyi yapmışsın.Dinlensin biraz zavallım.

Celik—Valla iyi mi yaptım,kötü mü yaptım bilemiyorum.Bir haftada her gece gazinolardan topladım annemi.Kaybettiği paranın haddi hesabı yok.İlk orada duyduk eniştenin vefatını.Atlayıp geleceğiz ama ,cep te beş kuruş kalmamış.Son kuruşa kadar kumarda kaybettik.Neyse ki,bizim kız içim de gelmişti.Orda bir İngiliz erkek arkadaşı vardı.Ondan borç alıp dönebildik.Yani senin ahretliğin çokta masum değil.

Cevriye h—Amann,Hayat geçiyor işte.Para dediğin nedir ki oğlum?Şimdi yapmayacakta ne zaman yapacak?

Demir—Tabii teyze,bizim dememiz o değil.Allah’ı var,bütün sene evin içinde.Bir başına.Bir ramazan arkadaşlarıyla  türbe ziyaretlerine giderse gider.O kadar.

Cevriye h—Olsun ,olsun o kadar.Zaman gelip geçiyor.Ay ne iyi etinizde geldiniz.Ne de çok özlemişiz sizleri.

Çelik—Valla biz de öyle.Ama iş-güç bırakmıyor ki işte.Demir le ya da bizimkilerle  her konu açıldığında kulaklarınızı çınlatıyoruz.Hani o sıcacık sobanın önünde pişirdiğimiz kestaneler,yazlık sinemalara hep beraber gidişimiz,bir de Mucip amcanın kamyoneti…

Demir—Haah doğru.Bir de kamyonet var dı di mi?

Manolya—Evet ya.Naciye abla,Bizim karşı komşumuz kabzımal Mucip amca vardı.Tüm sülale onun kamyonetine doluşur,pikniğe falan giderdik.Ne güzel günlerdi onlar di mi?

Cevriye h—Mucip beyin küçük oğlu,bir ara sizinle mi çalışıyordu çelik?

Çelik—Evet yenge.2 yıl önce işten attılar.Karısından da ayrıldı.Şimdi aç-sefil.Sokaklarda yatıyormuş galiba..

Manolya—Vah vah vah.Ne  utangaç,ne iyi çocuktu o.

Cevriye h—Niye çıkardılar ki yavrumu?

Çelik—Güya bizim hizmetlilerden birinin kızına tecavüz etmiş.

Cevriye h.- Tövbe ..tövbe..

Manolya—Ay o bebek yüzlü çocuk mu?

Çelik—Ya yok öyle bir şey.Çocuk daha sonra anlatı bana.‘’Abi ‘’dedi.

Adımız çıkmış bir kere.1-2 kere sarkıntılığım oldu doğru.Ama tecavüz asla.Zaten istesekte olmuyor anasını satıyım.Bu iş içinde sağlam kafa gerekir.Diyelim birine niyeti bozdun.Yer bulamazsın.Yer bulsan insanlar rahatsız eder.İnsanlar karışmazsa,kadın direnir.Kadını etkisiz hale getirsen,erkekliğin uyanmaz.Yani bu iş öyle kolay yapılacak şey değil.Bir çoğumuz da stresten erken boşalma ya da iktidarsızlık oluyor.Ama kimse anlamak istemiyor.Sonunda işten çıkardılar diyor.

Cevriye—Vah yavrum vah.Gözü kör olsun işsiz-güçsüz bırakanların.

Naciye –Hakkaten ya.Bu ne acımasız bir dünya?

Çelik-Sormayın.Bu 4 duvarın dışında öyle acımasız bir dünya var ki..Her neyse,eniştem nasıl öldü?

Cevriye h-Ecel işte..

Naciye—Ecel ya.Nerde ne zaman bulacağı belli olmaz.

Demir-Ondan kurtuluş yok.Tek gerçek ölüm zaten.

Manolya—Ölümün de hayırlısı.

Cevriy h-İsanoğlu kuş misali.Bu gün burada,yarın bir bakıyorsun yok.

Çelik—Nasıl bari? Aklı falan yerinde miydi? Hani ayzemer falan?

Cevriye-Yok yavrum yok.Zehir gibiydi maşallah.Senden benden akıllıydı.Son seçimlerde de oyunu kullanıp öyle gitti Kemalciğim.

Demir—Tansiyon falan?

Manolya—Ne tansiyon,ne şeker.Hiç bir rahatsızlığı yoktu babamın.Anneme de 2 de 1 kızardı. ‘’Bu hapları boşuna alıyorsun.Onlar seni güçsüz bırakıyor ‘’diye.

Cevriyeh-Çok sağlıklı adamdı rahmetli.Çok ta hayat doluydu.Sabah tuvalete kalktı.Suyunu içti.Sonra gelip yatağa uzandı..

Çelik—Vah vah. Yatağında öldü demek?

Manolya-Yok canım.Kahvaltıdan sonra da kahve içtik karşılıklı.Pek bir güzel yapmışsın kızım dedi.

Demir—Allah rahmet-i ala yı nasip etsin.

Cevriye h-Sonra günlük sigaralarını sarmaya başladı.

Çelik—Sigara?

Manolya- Sigara fiyatları arttı ya,tütün sarmaya başlamıştı 2 yıldır.

Cevriye h-- Hıı günde 2 paket içerdi Kemal .

Naciye-Arada ben den de Marlboro otlandığı da olurdu.

Çelik—Ondan demek? Ciğer?

Manolya—Yok yok. Babamın ciğerleri tertemizdi.En son geçen ay üşütmüştü de ciğer röntgeni istemişti doktor.O bile şaşırmıştı. ‘’ Nerenle içiyorsun amca bu sigaraları.Benimkinden temiz bu ciğerler ‘’ demişti.

Çelik—Allah Allah!

Cevriye h- Gazetelerini falan okudu.Ben biraz uzanayım dedi.

Manolya—Öğlenleri hep bu kanepe de uzanırdı.Güneş almıyor ya,pek bir severdi babam orayı.

Demir-güzel yer.

Çelikle bakışırlar.

Çelik —Orada gitti demek.

Naciye-Yoo orada gitmedi.Ben geldiğimde orada uyuyordu. ‘’Saat 5 gibi birer duble atar mıyız Naciye hanım? ‘’ dedi.Ayıptır söylemesi ben de akşamdan zeytinyağlı dolma ile fasulye pilaki yapmıştım.Çok severdi benim mezeleri.Hep beraber akşam 11 e kadar bir büyük bitirdik.

Çelik—Oh oh. Afiyet olsun.Gitmeden sefasını da sürmüş.

Naciye- Ay çok alem adamdı enişteniz.Ne şarkılar söyledik o gece,ne şarkılar?

Çelik—Desenize mutlu gitti eniştem.Fazla içkiden demek?

Cevriye h—Nerden çıkarıyorsunuz içkiden olduğunu canım?Hepim izi yerlerden o topladı.Hepimizi tek tek yatağına taşıdı.Sonra bir bira alıp balkona çıktı.

Demir-Cila hesabı?

Manolya-Aynen Demir abi.Rakı dan sonra bira içmeyi çok severdi.

Telefon çalar.Bu sefer Çelik aranır.Arka cebiden telefonu çıkarırken de söylenir.

--Yenge kusura bakma.Bizim telefonlar hiç susmaz.

Cevriye h—Olur mu yavrum? İşine bak sen.

Çelik sert bir ses tonuyla telefonu açar.

--Tanıdım Gürkan bey.Tanıdım.Şu anda pek müsait değilim.O konuda yapabileceğim pek bir şey yok.Kişisel olarak algılamayın.Bence perfonmansınız yeterliydi ama,oy çokluğu gerekiyor..biliyorsunuz..Üzgünüm..Ne? Terbiyesiz herif.Allah senin belanı versin.

Cevriye h—N’oldu yavrum? Niye bela okuyorsun?

Çelik-Sorma cevriye teyze.Bir rahat yüzü gördüğümüz yok.( Demire dönerek) Bizim sekreterin salaklığı.Sen niye her önüne gelene benim telefonu verirsin ki? Gidince soracağım ona?

Naciye –Bir su içseniz..

Çelik-Gerk yok Naciye hanım. Gerek yok.

Demir- Turgay mevzusu mu? Başını ağrıtmasınlar?

Çelik—(Boş ver anlamında elini sallar)Bir şey yapamazlar.Komisyonda ki herkesin neler yaptığını biliyorum.

Cevriye hanıma döner.

Güzel teyzem.Kimseye iyilik yapılmayacak bir dönemdeyiz.Şimdi,bu şirketin İnsan kaynakları müdürüyüz ya.Bir şey oldu mu bizi arıyorlar.Geçen ay personel alımı için sınav yaptık.Kazanamayanlar hesap soruyor.Siz kimsiniz ya?

Cevriyeh- Öyle ya.Herkes hakkına sahip olmalı.

nAciye-Elbette canım.Öyle herkes alınacak diye kural mı var?

Çelik-Elbette hanımefendi.Elbette.Yok 95 puan almış,yok doktorası falan varmış.Bana ne senin doktorandan?Ya aslında uyumlu bir şey olsa ben bu adamı alacaktım.Ama baktım çok dik başlı.Kendine güveni var.Bu da benim canımı sıktı.Tamam işi yapabilecek kapasitesi,yeteneği var.Ama daha önce bizim alt komşunun oğlu askerden geldi.Babasına söz vermiştim.Devamlı yüz yüze baktığımız insan.Ne derim onlara? Tuttum onu işe aldım.Bu salakta bana hesap soruyor.Sen kimsin ulan?

Cevriye h—Aferin evladım.İnsan konu-komşu dururken elin adamına mı torpil geçermiş? Olur mu hiç?

Demir,eliyle para işareti yapar—Verdi mi tamamını?

Çelik,başını  aşağıya doğru sallayıp,gözlerini kapatarak evet işareti yapar—Ayıpsın.Bırakır mıyım?

Manolya-Karpuz tabaklarıyla gelir gülerek —Hadi soğuk soğuk yiyelim şunları.Sinirleri ve harareti alır.

Herkes karpuzlara yumulmuşken çelik ağzı dolu şekilde sorar.

--Doktor çağırdınız mı?

Cevriye,manolya,Nac iye aynı anda yediklerini öksürerek çıkarırlar.

Cevriye h—Doktor?  Ne doktoru?

Çelik—Eniştem için.

3 KADIN  birbirine bakar.

Naciye –Yok canım ne doktoru?

Demir—(Onunda ağzı doludur)Eee uzak tabi.Doktoru nerden bulacaksınız?

Çelik-Doktor çağırmadınız mı rahatsızlanınca?

Manolya-Ne rahatsızlanması? Babam hastalanmadı ki?

Çelik tabağını masaya koyar,bir şeyleri anlamak istermiş gibi ortaya eğilir.Kadınlara hitaben

--Ya bir durun.Ben bu işten bir şey anlamadım.Nasıl öldü eniştem?

Manolya-Öldü  işte.

Cevriyeh- Bir kuş gibi Ruhunu teslim etti.

Naciye-Bizi izliyordur şimdi.O değil de cenazesini görmeniz lazımdı.Böyle kalabalık bir cenaze görmedim.Tanıyan tanımayan herkes gelmişti.Bütün kasaba ordaydı.

Cevriye h- gözleri dolar,Tülbentle gözlerini siler..—Çok sevilen biriydi enişteniz.Belediye başkanı bile geldi cenazeye.

Manolya—Taziye de bile yalnız bırakmadı başkan.Tüm parti temsilcileri bile 3 gün boyunca gece gündüz  eksik olmadılar evimizden.

Demir-Allah herkese böyle bir ölüm nasip etsin.

Çelik—Tamam da..Nasıl öl..

Cevriyeh-E n çok ta seni severdi çelik.(Sarılır)Hatırlıyor musun çocukken bir tatar böreği kavganız vardı eniştenle..Aaa Manolya,hadi yufka al gel tatar böreği yapalım.Kuzucuklarım eniştelerinin ruhuna tatar böreği yesinler.

Bir telaş başlar.Herkes bir ağızdan konuşur.

Çelik—Bizim gitmemiz lazım teyze.Akşama kalamayız.

Demir—Benim de çocuğa bakmam gerek.Olmaz.Gerçi ne zamandır bende yememiştim ama.

Cevriyeh--İyi ya oğlum işte.Hep beraber yeriz.Hem eniştenizi de anmış olursunuz.

Manolya—Naciye abla,sen annemin daha önce tatar böreğini yedin mi hiç? Böyle ince ince sarar.Parmaklarını yersin.

Naciye-Ben de köy yumurtası ve keçi peyniri de var.

 

Perde iner……

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !