tespih

Haha hah ha!
Tık nefes,yorgun vaziyette çıktığı merdivenlerden gülmesi geliyor. Kapıyı açıp, kendini içeriye bırakıyor.Elinde paketler.
Hah ha ha! Ha hah ha!
Bira ve cips dolu paketi yere bırakıyor. Kasıklarını tutar vaziyette...
Hah hah ha!
Masada iskambil kağıtlarını karıştırmakta olan Sezgin'le,cep telefonuyla oynayan Adnan,şaşkın yüz ifadesiyle bakmaktalar. 
Hah ha ha! Oğlum, demin bakkala gittim ya...Hah ha hah!Bakkaldan çıkınca hah ha! Ay patliyacam ya gülmekten.hah hah ha!
"Oğlum adam gibi anlatsana lan şunu " diyor Adnan.
Hah hahha!! Anlatcam da dur bi soluklanayim diye yanıt veriyor.
Sezgin,lafa giriyor.
"Cipsi,at lan buraya !"
Hah hah ha! Gülmekten yaşarmış gözlerini siliyor.
-ya dükkandan çıktım. Ha hah! 
Bırak sakinlesıyor. Derin bir soluk alıyor.
-oh be! Bakkaldan çıktım. Terzi Sait abinin çırağı var ya?
--kim Veysel mi? Diyor Sezgin.
--Hah ha ha! Veysel! Hah hah ha ! Veysel karşı kaldırımda yürüyor. Elinde bir tespih baklava. Hah hah ha. Ölecem ya,öyle komik ki...
Sezgin' le Adnan çok kısa bir bakısmanin ardından gülmeye katılıyorlar. 
Sezgin--baklava?
Adnan,Sezgin'le bakarak - tespih 
diyor ve daha bir şiddetle gülüyorlar. Onların gülmesi, irfan'i daha bir ateşlemiş. İki büklüm eğilerek hıçkırıklara boğulmuş vaziyette.
-Veysel! Hah hah ha! Olamaz ya! 
Sezgin- elinde ne var? Hah hah ha!
İrfan- Hah ha! Baklava!
Adnan- Ne kadar ? Hah hah ha 
İrfan ,eliyle koca bir yuvarlak çizerek -Bir tespih. Hah hah ha.
Kahkaha patlaması. Carsı'nin Beşiktaş sahaya çıkınca yarattığı desibel ölçüsünde. 3'ü birden yerdeler.Adnan'la Sezgin sık sık bakısıp, arada "baklava-tespih 'diyerek gülüyorlar.
İrfan- ...sonra bu karşıya geçerken. ..hah hah ha!
Sezgin- neyle geçiyor? Hah hah hahhah! 
İrfan--baklavaya! Ah ah hah !
Adnan-hah hah tespih! Tespih !
Sezgin,yine Adnan'a bakarak- tespih ya! Tespih'i unutmamak lazım . Ha hah !
İrfan - He işte! Tespih! Baklavayla! 
Adnan'a Sezgin,yerlerde yuvarlanmaktalar.Kahkaha eşliğinde Adnan,Sezgin'le omuzuna vurmakta.Sezgin'in bira dökülüyor. Kahkaha daha bir patlıyor. Adnan,ona gülerken dengesini kaybedip koltuktan düşüyor. 
Adnan-- tespih???hah hah ha!
Sezgin- Baklava? Hahhah hah!Baklava!
Adnan-- Veysel ! Hah hah ha!
Sezgin- hah ha! Ama tespih güzel! Hah hah ! İlle de tespih!
İrfan, şaşkın. Az önce ki kahkahalarindan eser yok.Bir Sezgin'e bakıyor,bir Adnan'a. Dudağında yine hafif bir gülümseme var ama,şüphe dolu bir gülümseme bu.
--N'oluyor oğlum size?
Adnan-hah Gülüyoz oğlum işte. Veysel işte! Baklava!
Sezgin- hah ha baklavayı anlatsana.hah hah hani bir tespih olanı. Hah hah!
Yine gülmeler. ..yine gülmeler. ..Krize girmiş gibiler.Sezgin,nerden bulmuşsa bir minder yumrukluyor.Ardindan hemen ciddileşip
--hakkaten ya,n'oldu baklava? Hah ha.
Adnan,Sezgin'e yaslaniyor.Irfan, sınırlı. .Bu gülmelere anlam vermemekte. 
--Hay amk.Size bir şey anlatanda kabahat zaten.
İkili, İrfan her konuştuğunda kahkahayla ya yerde yuvarlanıyor, ya birbirlerine vuruyorlar.İrfan da şaşkınlık yerini kızgınlığa bırakıyor. Kahkahaların Veysel den,Baklava dan kendine döndüğünün farkında.
--Ulan ibneler! Siz birşey anlattıgınızda ben böyle mi yapıyorum?
Hah hah ha .nHer kahkaha ,İrfan'ı deli etmekte.
--Şerefsizler!
Adnan ciddileşiyor. -Hoop! Ağır ol bakalım! Ne o şerefsiz, merefsiz?
Sezgin-- şerefsiz değil. Tespih siz tespih siz. Vooh hah hah ha!
İrfan, önündeki sahneye acı acı bakar.--hay sizin amk. Size bir şey anlatan İrfan'ın amk.
Sezgin,önüne çıkar, öpmeye kalkar.Sezgin'i iteler. --siktirin lan şerefsizler.
Kapıya doğru giderken,yarım pozisyon dönerek --bundan sonra sizle takılan, size selam verenin ta amk.pic ettiniz lan bi lafımızı. Sizden arkadaş mı olur lan?
Hırsla kapıyı çeker, çıkar. 
Gülmeler azalsa da yine devam eder.Arada bir iki hıçkırık olur.
Sezgin- ayıp mı ettik lan?
Adnan- he lan! Fena kızdırdık çocuğu. 
Sezgin- Ama baklava da iyiydi ya hah haha!
Adnan-hah bu ne anlatacaksın? ...Bi dinleseydik keşke...
Sezgin--dinleyeceksin be oğlum! Ama tespih bırakmadı ki...hah hah ha !
İrfan, küfürlerle merdivenden iner. Apartmandan içeri girmekte olan okul serviscisi Hüsam abi görünür, 
--irfan,yavaş ol oğlum! Aile apartmanı burası. Ne o küfürler falan öyle? 
Irfan- Ne yapayım abi? Dinden imandan çıkarır bu adamlar insanı. ..
Husam,ensesine elini uzatir--koçum, delikanlı adam sinirine hakim olur.Anlat bakıyım ne oldu?
İrfan ağlayacak gibidir.--ne olsun be Husam abi? Arkadaş diye takiĺdigimiz şerefsizleri daha yeni tanıyoruz. Kendileri boktan boktan seyler anlatırlar,..biz katiliriz. Begenmesek bile gülerim. Ben dünyanın en güzel fıkrasını anlatsam dinlemezler bile ibneler.
Husam-- kızıyorum ama.kufur etme.Ayip oluyor oğlum. 
Irfan--özür dilerim abi.Ama nasıl doluyum bir bilsen. Ya Hüsam abi, Nasrettin Hoca, fıkrası mı kaldı? Sezgin ibnesi her anlattığında ayıp olmasın diye yine güler geçerim. 
(Yukarıya doğru bağırarak seslenir) çocuklar gülmez lan anlattıklarına, 
Hüsam, irfanı kolundan tutarak beraberce apartman merdivenlerin otururlar.
--De hadi anlar bakalım ,ne oldu?
Irfan- ya Bakkal'a gitmiştim işte...bira falan aldım. Evde içecez diye.
Aklına gelince yine sinirlenir.
--bira çerez parası da benden bu arada.ibnelere yedirdigim paranın hesabı yok.
Hüsam, sert bakar.
Irfan-- ya işte. ..cips- bira almaya gittim.
Yüzünde yine gülümseme belirir.
--Bu bizim terzi Sait abi'nin çırağı var ya,Veysel!
Hüsam --hee? 
Irfan- işte o! Elinde bir tespih baklavayla...hah hah ha! Aklıma geldikçe gülüyorum, .
Hüsam da güler. Irfan,yine yuvarlak işareti yapar " böyle bir tespih...ha ha ha!"
Hüsam-tespih? 
Irfan- hıı tespih! Karşıya geçerken. ..
Husam- baklavayla...hah hah ha! Tespih ha!
İrfan - ya sorma husam abi..
Hüsam, öne doğru eğilir. - hiç güleceğim yoktu ya.bir tespih baklava! Ha hah ha! 
Elleri dizinde dogunmekte olan Hüsam abi,irfan'ı kendine getirir. Hüsam, " tesbih,tesbih" diyerek gülmekte. İrfan,ne diyeceğini bilemez. Hızla uzaklaşır. Küfürler ede ede eve girer. Salon da bir iki tür atar.Az sonra kapı açılır.Annesi elinde üzeri peçeteyle örtülü bir tabakla içeri girer.

--Ne deli danalar gibi dolaşıyon ortalıkta ? 

İrfan,hala kendi kendine konuşmaktadır. -

-Mutfakta bir şeyler yaptım.Açsan git kendine bir şeyler koy..-

-Aç maç değilim. Uğraşma benle..

--eşşekoğlu eşşek.Heyheylerin yine üstünde.Adam gibi konuşmasını bilmez. Al  şundan ye bari.Pakize teyzen gönderdi.Baklava...

İrfan ,donar kalır.--Ne ? Ne? --

Terzi Sait,oğlu askerden gelmiş diye tepsi tepsi baklava yapmış.Ben orda yedim.Bunu da sana gönderdiler..

İrfan habire tekrarlayıp durur,arada gülümsemeye başlar.--Tepsi? Tepsi ?

--Haa tepsi? hem de 3 tepsi yaptırmışlar.Öğleden sonra da mevlut vereceklermiş.

--tepsi..tepsi..Annesine sarılır,yanaklarından öpmeye kalkar.Tepsi..Tepsi..Annesi önce iteler,sonra yumuşar..

-Tepsi,tepsi ne oluyor gavurun oğlu? Sen de askere gideydin de bende dönüşünde böyle tepsi tepsi baklavalar yapaydım.

İrfan,kahkahalarla annesinin üzerine yığılır.

--Tepsi de tepsi baklava,beni orda arama. 

Sonrasında ayağa kalkar, acı acı gülümsemektedir.

--Ulen ya,ne tufaya geldim ama.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !